Tesislerin faaliyetlerinden kaynaklı atıkları kontrol altında tutmaları gerekmekte olup, mevzuat açısından zorunluluk içermektedir.
02.04.2015 Tarih ve 29314 Sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren “Atık Yönetimi Yönetmeliği” doğrultusunda faaliyet sahibi tüm tesislerin çalışmalarını bu doğrultuda gerçekleştirmelidir.
ETNA ÇEVRE olarak, Çevre İzin Lisans Yönetmeliği’nden muaf olsanız da profesyonel olarak atık cins ve EWC kodlarının belirlenmesinde sizlerle çözüm ortaklığı gerçekleştiriyor, atıklarınızı yönlendireceğiniz firmaları sizlere öneriyor ve en önemli hususlardan biri olan “Endüstriyel Atık Yönetim Planı” hazırlayarak 3 yıllık onayın alınmasını sağlıyoruz.
– Atık nedir?
Üreticisi veya fiilen elinde bulunduran gerçek veya tüzel kişi tarafından çevreye atılan veya bırakılan ya da atılması zorunlu olan herhangi bir madde veya materyali ifade etmektedir.
– Biriken atıklarımı ne yapmalıyım?
Tesisiniz faaliyetlerinden, bakım-onarım ve işletmeden kaynaklı atıklarınızın öncelikli olarak tehlikeli ya da tehlikesiz atık grubunda olup olmadığı belirlenmelidir. Akabinde atıkların çıkış noktalarında “atık toplama noktaları” oluşturarak ataması yapılmış olan “Atık Sorumlusu” kontrolünü sağlamanız gerekmektedir.
Tüm noktalarda toplanan atıkları, fabrika saha sınırlarındaki mevzuata uygun standartlarda oluşturduğunuz tehlikeli ve tehlikesiz atık geçici depolama alanlarında bekletilmelidir. Biriktirilen atıklar tehlikelilik durumuna göre, toplama-ayırma tesislerine, geri dönüşüm ya da geri kazanım tesislerine, bertaraf ya da ara depolama tesislerine iletilmelidir.
Çalışma gerçekleştirdiğimiz firmalarımızın çevreye zararlarını engellerken tesislerin maliyet hesaplarına uygun çözüm stratejilerini de sunmaktayız. Örneğin; tasarladığınız atık alanınızın büyüklüğü sizlerin sürekli atık çıkışı gerçekleştirmemenizi sağlayacak ve bu kapsamda sürekli bertaraf ve nakliye ücreti vermemiş olacaksınız. Göstermelik oluşturduğunuz küçük bir depolama alanı sizlere ilerleyen süreçte daha fazla maliyet ile geri dönecektir.
– Atık çıkışı esnasında Ulusal Atık Taşıma Formu kullanmalı mıyım?
Daha önceki süreçte tehlikeli ve tıbbi atıklar için kullanılan ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ nden alınan 6 nüshalı formların kullanılma zorunluluğu kaldırılmıştır. Yeni dönem itibari ile anlaşma sağlanan firmalar ile görüşülerek tehlikeli ve özel (tıbbi atık, ötl vb.) atıkların çıkışlarında “Entegre Çevre Bilgi Sistemi” MOTAT Uygulama sistemi yardımı ile atık çıkış talebi gerçekleştirilmelidir.
– UATF kullanılma zorunluluğu yoksa Atık Beyanı onaylama gereksinimim bulunuyor mu?
Sistemden gerçekleştirilen beyanlar sadece tehlikeli ve özel atıkları kapsadığından her yıl Mart ayı sonuna kadar bir önceki yılın beyanını gerçekleştirme esnasında tehlikesiz atıklarınızın da sisteme girişini gerçekleştirmeli ve beyan onayını sağlayarak beyan formunuzu kaşeli ve imzalı olarak dosyanızda bulundurmalısınız.
– Sıfır Atık nedir?
“Sıfır Atık”; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesi veya minimize edilmesi, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlanan bir hedeftir.
Atıkların geri dönüşüm ve geri kazanım süreci içinde değerlendirilmeden bertarafı hem maddesel hem de enerji olarak ciddi kaynak kayıpları yaşanmasına neden olmaktadır. Dünya üzerindeki nüfus ve yaşam standartları artarken tüketimde de kaçınılmaz şekilde bir artış yaşanmakta ve bu durum doğal kaynaklarımız üzerindeki baskıyı artırarak dünyanın dengesini bozmakta, sınırlı kaynaklarımız artan ihtiyaçlara yetişememektedir. Bu durum göz önüne alındığında, doğal kaynakların verimli kullanılmasının önemi daha da ortaya çıkmaktadır. Bu nedenledir ki son yıllarda tüm dünyada sıfır atık uygulama çalışmaları hem bireysel hem kurumsal hem de belediye genelinde yaygınlaşmaktadır.
Sıfır atık yaklaşımının esas alınması ile sağlanacak avantajlar;
Sıfır Atık Projesi, Ankara’dan başlamak üzere aşamalı olarak tüm Türkiye’de hayata geçirilecektir. Projenin kamu kurum/kuruluşlarında, eğitim kurumlarında, alışveriş merkezlerinde, hastanelerde, eğlen-dinlen tesislerinde ve büyük iş yerlerinde uygulanması hedeflenmektedir.