Endüstriyel atık yönetimi, sürdürülebilir kalkınma ve çevrenin korunması için hayati öneme sahiptir. Firmaların üretim faaliyetleri sonucunda oluşan tehlikeli ve tehlikesiz nitelikli atıklar, insan sağlığı ve çevre için ciddi riskler oluşturmaktadır. Bu nedenle, söz konusu atıkların yönetimine ilişkin kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır.
Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, sanayi kuruluşlarından kaynaklanan tehlikeli atıkların yönetimine ilişkin usul ve esasları ortaya koymaktadır. Buna göre, tehlikeli atık üreticileri, bu atıkları kaynağında ayrı toplamak, geçici depolamak, taşımak ve bertaraf etmekle yükümlüdür. Aynı şekilde, Bazı Tehlikesiz Atıkların Geri Kazanımı Tebliği ile tehlikesiz atıkların geri kazanımına yönelik sorumluluklar düzenlenmiştir.
Yönetmelik ve tebliğler uyarınca sanayi kuruluşları, ürettikleri tehlikeli ve tehlikesiz atıklara ilişkin kapsamlı yönetim planları hazırlamak zorundadır. Bu planlar çevre korunmasına hizmet etmelidir. Aksi takdirde, kanunlar çerçevesinde firmalara idari yaptırımlar uygulanabilecektir. Kurallara uyum ve iyi uygulamalar teşvik edilmelidir.
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 04.06.2012 tarihli ve 9223 sayılı yazısı ile; Sanayi faaliyetleri neticesinde aynı anda tehlikeli ve tehlikesiz atıkların oluşabilmesi nedeni ile atık yönetimine yönelik planlamaların tüm atık türleri düşünülerek yapılması gerektiği bildirilerek Tehlikeli ve Tehlikesiz tüm atıkları içeren atık yönetim planları ile ilgili yapılacak güncellemelerde ve yeni hazırlanacak planların “Endüstriyel Atık Yönetim Planı” şeklinde hazırlanması gerektiği talimatı verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından formatı hazırlanan “Endüstriyel Atık Yönetim Planı” faaliyetleri sonucu tehlikeli ve tehlikesiz atık üretimi olan işletmeler tarafından hazırlanarak, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulması gerekmektedir.
Endüstriyel atık yönetim planları, hem çevrenin hem de gelecek nesillerin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak bu planların sadece kağıt üzerinde kalmaması, etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir.
Firmaların hazırladıkları atık yönetim planlarının ilgili makamlar tarafından titizlikle incelenmesi ve onaylanması şarttır. Onaylanan planların gereği gibi uygulanıp uygulanmadığı da düzenli olarak denetlenmelidir. Güncelliğini yitiren planların revize edilmesi sağlanmalıdır.
Ne yazık ki ülkemizde çevre mevzuatına uyum konusunda sıkıntılar yaşanabilmektedir. Bu nedenle cezai yaptırımların caydırıcı olması önemlidir. Ancak asıl amaç ceza vermek değil, firmaların bu konuda bilinçlendirilmesini sağlamak olmalıdır.
Ayrıca kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğiyle, atık minimizasyonu ve atıkların ekonomiye kazandırılması konusunda yenilikçi çözümler üretilmelidir. Sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yerleşmesi, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın temel şartıdır.